1. text

    leylaylasinema.wordpress.com

    Filmin ardından illaki yapılanlar;

    Havayı koklamak.

    Buzdolabında görülen ilk reçel, salça vs. kavonozundan bi parmak çalıp ağza götürmek.

    En sevilen şarkıyı derhal dinlemek.

    Etrafına bakmak.

    Şükretmek, düşünmek, düşünmek, düşünmek…

    Perfect Sense, 2011 yılı David Mackenzie yapımı, Ewan McGregor ve Eva Green'in başrollerini paylaştığı izleyenin kesinlikle pişman olmayacağı bir film.

  2. text

    kaplanfat:

    dünya üzerinde bu kadar su varken, kara fikir olarak hiç düşünülmemiş olsa dahi birinin aklına gelirdi, zira zihin tutunabilecegi en basit fikre dahi sarılabiliyor, insan, hikayesinin başlangıcından beri sallantıda olmayı sevmiyor, ayağını basabileceği bir yer arıyor, uçsuz bucaksız bir yerde, denizde, çölde ya da bozkırda kaldığında gözünü değdirebileceği bir yer arıyor, gökyüzüne baktığında bulut bulmaya çalışıyor,

    işte bunun gibi, insan düşüncesi için çöldeki ağaç, denizdeki kara ne kadar mecburi ve zorunlu ise, kişi ‘hayat’ olarak adlandırdığı ve insan denizi ile beraber olduğu bu hayatta gözünü “sabitleyebileceği” kişiler arıyor.

    konum ve mekan belirleyemeyince insan, deniz ya da çöl uçsuz bucaksız her yer bir süre sonra tecrit edildiği küçücük bir hücreye dönüşüyor, fakat denizdeki tek kaya parçası, çöldeki kücük su birikintisi, kişinin gözünü ve zihnini sabitlediği, konumunu ona göre belirlediği, mekanı anlamlandırdığı obje oluyor, ve hayatta, bu insan denizinde, kişi bulunduğu mekanı, yani “yaşam hikayesini” anlamlandırmak için hayatını sabitleyebileceği, ilişki kurmasa bile onu düşündüğünde zihnini durdurabileceği, birini arıyor.

    eğer bu kişiyi bulmazsa -ki bu kişi sevdiği biri olduğu kadar nefret ettiği, her gün gördüğü biri olabilecegi kadar hiç görmediği biri olabilir- dünya olanca ferahlığına rağmen dar geliyor, tecrit hücresine dönüşüyor.

    bu yazının herhangi bir dini background’u, ya da çıkarılacak kıssadan hissesi, ya da “ben sizden iyiyim okuyun siz de bana yaklaşın” şeklinde teması yok, ama gene de, canetti’nin Hz.Muhammed’den örnek vermesi gibi, ben de belki daha iyi anlaşılması için bir örnek vermiş olayım.

    tüm bu dünya, insanlar, tecrit, hayat’ı sabitleme olgusunu oldukça kısa ve kesin anlatan bir hikaye, daha dogrusu bir olay var,medine’de ki toplumun küstüğü 3 adam.

    detaya girmeye gerek yok, bilmeyen dilerse öğrenir, fakat tek bir cümle tek başına tüm bu olguyu olağanüstü açıklıyor, her hatırladığımda hayranlığa düşmekten kendimi alıkoyamıyorum.

    “bütün genişliğine (ferahlığına) rağmen dünya onlara dar geldi” (tevbe/118)

  3. Bonus.

    (Source: e-pic, via hopperforlucy)

  4. text
    Three.

    Three.

    (Source: laurentulliel, via sinematik)

  5. text
    Two.

    Two.

    (Source: satisfythecrave, via sinematik)

  6. text
    One.

    One.

    (Source: amatteroftiming, via sinematik)

  7. text
    
Jean Dujardin and Berenice Bejo in the March issue of Vanity Fair

    Jean Dujardin and Berenice Bejo in the March issue of Vanity Fair

    (Source: e-pic, via armenia-cityinthesky)

  8. text
    İlk okuldaki bisikletimden sonra beğendiğim ilk bisiklet.
durubutik:

elle:
Chanel..Everywhere…

    İlk okuldaki bisikletimden sonra beğendiğim ilk bisiklet.

    durubutik:

    elle:

    Chanel..Everywhere…

    (Source: elle)

  9. text
    Ömrü hayatımda gördüğüm en güzel düğün fotoğrafları arasına Kate Moss’un düğün fotoğraflarının gireceğini düşünmezdim. Özellikle bu fotoğrafa melül melül bakıyorum.
kaynak: Duru Butik

    Ömrü hayatımda gördüğüm en güzel düğün fotoğrafları arasına Kate Moss’un düğün fotoğraflarının gireceğini düşünmezdim. Özellikle bu fotoğrafa melül melül bakıyorum.

    kaynak: Duru Butik

  10. text
    Edward Norton hayranı olduğumu, bu hususta takıntı sahibi olduğumu bilmiyorsanız da şimdi öğrendiniz. Robert De Niro’yu oyunculuğuyla adeta falakaya yatırdığı son filmi Stone’dan sonra (ki film Norton’un oyunculuğu dışında bence fiyaskoydu) üzüldük hayranları olarak çünkü ne yapım aşamasında ne de fikir olarak hiçbir proje yoktu içinde olduğu. Bugün baktım ne göreyim? Biri çekilen biri de hazırlık aşamasında olan iki filmde, başrolde adı geçiyor şahsiyetinin. Çok sevindim hemen tabi… Fiyasko olmasından korktuğum bu projelere gelince;
Çektiği komedi ve aile komedisi filmleriyle ünlü Wes Anderson’un yönetmenliğindeki filmde Bruce Willis, Bill Murray, Harvey Kietel, Frances McDormand ve kadroda olduğu sadece söylentiden ibaret olan (ki umarım söylenti olarak kalacak olan) Owen Wilson ile oynayacak Edwardım Nortonum :) IMDb’ye göre bu film drama imiş. Adı da Moonrise Kingdom.
Diğer film ise The Bourne Legacy. Armageddon başta olmak üzere birçok aksiyon filmi ile tanıdığımız yönetmen Tony Gilroy bu yeni filminde Edward Norton’un dışında aksiyon filmlerinde görmezsek eksik hissedeceğimiz Jeremy Renner, çoğunlukla eski zaman filmlerine yakıştığını düşündüğüm Rachel Weisz, benim aklıma Agora (ki orda da başrollerde kendisi ve Rachel Weisz vardı) ve Body of Lies filminden yer edebilmiş Oscar Isaac ile birlikte çalışacakmış son haberlere göre. Daha hazırlık aşamasında olan film için elbette eklemeler falan olacaktır. Diğerine nazaran bunu merak ediyorum işte.

    Edward Norton hayranı olduğumu, bu hususta takıntı sahibi olduğumu bilmiyorsanız da şimdi öğrendiniz. Robert De Niro’yu oyunculuğuyla adeta falakaya yatırdığı son filmi Stone’dan sonra (ki film Norton’un oyunculuğu dışında bence fiyaskoydu) üzüldük hayranları olarak çünkü ne yapım aşamasında ne de fikir olarak hiçbir proje yoktu içinde olduğu. Bugün baktım ne göreyim? Biri çekilen biri de hazırlık aşamasında olan iki filmde, başrolde adı geçiyor şahsiyetinin. Çok sevindim hemen tabi… Fiyasko olmasından korktuğum bu projelere gelince;

    Çektiği komedi ve aile komedisi filmleriyle ünlü Wes Anderson’un yönetmenliğindeki filmde Bruce Willis, Bill Murray, Harvey Kietel, Frances McDormand ve kadroda olduğu sadece söylentiden ibaret olan (ki umarım söylenti olarak kalacak olan) Owen Wilson ile oynayacak Edwardım Nortonum :) IMDb’ye göre bu film drama imiş. Adı da Moonrise Kingdom.

    Diğer film ise The Bourne Legacy. Armageddon başta olmak üzere birçok aksiyon filmi ile tanıdığımız yönetmen Tony Gilroy bu yeni filminde Edward Norton’un dışında aksiyon filmlerinde görmezsek eksik hissedeceğimiz Jeremy Renner, çoğunlukla eski zaman filmlerine yakıştığını düşündüğüm Rachel Weisz, benim aklıma Agora (ki orda da başrollerde kendisi ve Rachel Weisz vardı) ve Body of Lies filminden yer edebilmiş Oscar Isaac ile birlikte çalışacakmış son haberlere göre. Daha hazırlık aşamasında olan film için elbette eklemeler falan olacaktır. Diğerine nazaran bunu merak ediyorum işte.

  11. text
    Bu nasıl bir uçmuşluk? “Atatürk Teyze” ………………………………………..
via. umnica:

atabase:

ATATÜRK

Atabase’te şimdiye kadar gördüğüm en iyi şey. 

    Bu nasıl bir uçmuşluk? “Atatürk Teyze” ………………………………………..

    via. umnica:

    atabase:

    ATATÜRK

    Atabase’te şimdiye kadar gördüğüm en iyi şey. 

  12. text
    … … … Sonra gif paylaşan tumblr kızı oluyoruz. Hayır, insan dalmak istiyor ekrana, elini uzatıp ıslanmak istiyor. Nasıl kayıtsız kalayım, nasıl re-blog yapmayayım?
via. kenanogan:

şimdi tam da bu gerekiyor

    … … … Sonra gif paylaşan tumblr kızı oluyoruz. Hayır, insan dalmak istiyor ekrana, elini uzatıp ıslanmak istiyor. Nasıl kayıtsız kalayım, nasıl re-blog yapmayayım?

    via. kenanogan:

    şimdi tam da bu gerekiyor

  13. text

    @ultrasproject dilime en çok yapışan şarkılardan birinin t-shirtünü çıkarmış ve kredi kartımı internet alışverişine kapattığımdan dünden beri alamadım onu. E haliyle inadından daha çok beynimde tekrarlanıyor o nakarat;

    Boorrnn to bee wiiiiiiiiiillllddddddd :)

    İlla her şeyin bi anısı olacak bende, sanki 60 yaşındayım, bişeyin de hatırası, anımsatanı olmasın yahu!

    Sene 90’lar sonları. O zaman internet yeni yaygınlaşıyor olsa da şu sesi duyarak internete girerdik ve öyle download-upload falan çok da dillerde olan kelimeler değildi bağlantı hızından dolayı. Müzik piyasasını Blue Jean dergisinden takip eder, bi şarkı sözünü ezberlemek istersek google’e sormak yerine derginin yabancı şarkı sözleri kısmını keser cebimizde taşırdık.

    Yine anneden-babadan gizli, gidip bir Blue Jean dergisi almıştım. Dergi Legends kapağı ile esfane şarkılardan oluşan bir CD hediye etmişti. Steppenwolf'u o CD ile tanımış, yetmeyen ve detone olan sesimle o zamanlar söylemeye başlamıştım "Born To Be Wild" ı. Sözlerini anlamadan söylediğimiz, garipçe söyledikçe kendimizi özgür hissettiğimiz şarkıların başını çekerdi. Sözlerinin mealini öğrenince bi "haa.. hııı.." dedik, hissettirdiği gibiymiş, şarkıya daha bi saygı duyduk elbet :)

    Şimdi aykırı (yahut aykırı ruhlu) abiler daha siteyi açar açmaz aykırılıklarını görsel olarak çok iyi anlatan bir projeye imza atmışlar. Web siteleri; http://www.ultrasproject.com/ Burada çok detay yazmak istemiyorum. Onlar uzatmadan gayet cool bir şekilde anlatmışlar proje nedir, ne üretmişler, nasıl üretmişler, nasıl alınır, nasıl ödenir… Her ürünlerinin bir anlamı ve hikayesi var. Ben çok sevdim, sevmeyen olacağını da pek sanmıyorum. Bu arada satılan ürünler sınırlı sayıda. İşte benim sevdiğim kelime bütünü; LIMITED EDITION 

    Daha fazlası için; http://www.ultrasproject.com/

  14. text
    Kikirdemek dünyanın her yerinde aynı, ne güzel :) Bu sahne; ülkemizde 16 Eylül 2011’de vizyona girecek Crazy, Stupid, Love. filminden sanıyorum. Gif’de görünen kikirdeyen arkadaş Ryan Gosling gelecek vaad etti yıllarca ve semerelerini topluyor artık, diğeri de malum Steve Carell. 
dannybutterman:

THIS MOVIE. MY GOD. SO AMAZING.

    Kikirdemek dünyanın her yerinde aynı, ne güzel :) Bu sahne; ülkemizde 16 Eylül 2011’de vizyona girecek Crazy, Stupid, Love. filminden sanıyorum. Gif’de görünen kikirdeyen arkadaş Ryan Gosling gelecek vaad etti yıllarca ve semerelerini topluyor artık, diğeri de malum Steve Carell. 

    dannybutterman:

    THIS MOVIE. MY GOD. SO AMAZING.

    (Source: cyberqueer, via coughlins)

  15. Kabul etmek istemediğim bir şey varsa o da yaşlanmak. Bi insan neden yaşlanır, hep böyle kalsa. Biliyorum harikulade derecede saçma cümleler ve istekler ama De Niro’nun eski fotoğraflarına bakınca daha çok aklıma geliyor yaşlılık-gençlik konuları.

    (Source: hopperforlucy)

→

About






align=left
Go to my perfume blog...

align=leftalign=leftalign=leftalign=leftalign=left
align=leftalign=leftalign=leftalign=leftalign=left

Search